Berlam avı: yem inerken vuran avcı

İskorpit bir karış taşın üzerinde otururdu — onu bulmak bir yeri bulmaktı. Berlam bir yerde değil, bir hareketin içinde yaşar: inişte. Berlam, bakalyaro, hake, merluza, nasello, merlu, pescada, heek, μπακαλιάρος, хек, oslić, lysing, kummel, kulmule — ince, gümüş, ağzı geriye kıvrık dişlerle dolu. Bilimsel adı deniz ve turna sözcüklerinden kuruludur ve eski halk adları bunu bugün de söyler: brochet de mer, havsgädda. Balıkçı için bunun tek bir anlamı vardır: bu avcı yukarıya doğru yer — yani inen yeme, tam da çoğu kişinin hiç avlamadığı evrede, çünkü çoğu ancak yukarı çekerken dikkat kesilir.

Nerede durur

Gündüz derinde ve yumuşak zeminin hemen üstünde durur: çamur ve kum, kanalların ve denizaltı kanyonlarının kenarları, dibin devrildiği eşik. Taş dolgu ve çatlak balığı değildir — onu sert yapı değil, derinlik ve derinlikte sürüklenen tutar. Derinlik bandı olağanüstü geniştir: kıyının altında şaşırtıcı biçimde sığdan, yamaç boyunca çok aşağılara kadar; bu bandın içinde ışığa ve ava göre yer değiştirir. Geceleri yükselir ve dipten epey yukarıda, açık suda sardalya, hamsi ve küçük sürü balıklarının peşinde avlanır. Bu yüzden tekneden hemen her yerde ulaşılabilir, kıyıdan ise yalnızca derin suyun kıyıya kadar sokulduğu yerlerde — bazı Atlantik kıyılarında karanlık sonbahar ve kış gecelerinde o kadar yaklaşır ki karadan avlanır. Yayılışta dürüst olalım: Doğu Atlantik’te Norveç ve İzlanda’dan Moritanya’ya kadar, tüm Akdeniz’de ve Karadeniz’in kıyı kuşaklarında yaşar. Baltık’ta yaşamaz.

Ne zaman vurur

Onun düğmesi az ışıktır. Gündüz derinde, sakin ve zor ulaşılır; alacakaranlıkta, gece ve karanlık, bulanık suda dipten kopar ve avlanmaya başlar. Balıkçı için bu, kıyı balığından farklı bir şey demektir: yer değil, durduğu derinlik göç eder. Gece aynı eşiğin üzerindeysen onu dipte değil, yükseldiği bantta avlarsın — av orada yoksa bir saat sonra yine daha derindedir. Buna akıntı eklenir: geçindiği sürü balıklarını o dizer ve yemin dik mi indiğine yoksa yana mı sürüklendiğine o karar verir. Yıl içinde penceresi kıyıdan kıyıya kayar: Atlantik’te karanlık ve soğuk aylara aittir, Akdeniz’de yıl boyu vardır ve asıl değişen derinliktir.

Nasıl avlanır

  • Av evresi iniştir: vuruşların çoğu yem inerken gelir. Yani bırakıp darbeyi bekleme — kontrollü indir, parmağın misinada, gözün kavisde olsun. Sadece yukarı çekişi avlayan, bu balığın en az vurduğu yarıyı avlamış olur.
  • Dikey ve temasta: teknenin altında, eşiğin üzerinde, örgü misina ve inişi gösterecek kadar yumuşak bir kamışla. Hafif gergin bir kavis vuruşu ele verir; serbest akan misina onu yutar.
  • Vuruş bir yokluktur: darbe yok, sarsıntı yok — ağırlık kaybolur, misina bir an yumuşar ya da yem birden daha yavaş iner. O anda sert tasma yok: temas kur, gerdir ve kamışı düzenli biçimde yükle. Çoğu zaman yemi henüz tam almamıştır; sert çeken onu ağzından geri alır.
  • Metalin üzerinde koku: jigin ya da yardımcı iğnenin üzerine bir şerit doğal yem — sardalya, hamsi, kalamar — onun yemde kaldığı saniyeleri uzatır. Yavaş ve yumuşak çalışma sinirli çekişlerden üstündür: hızla avlanmaz, toplar.
  • O sana gelir, sen ona değil: gece yer değil, derinlik değiştirilir. Demirini ya da sürüklenmeni aynı eşiğin üzerinde tut ve avın bulunduğu bandı tara — kıyıdan ise yalnızca derin suyun kıyıya gerçekten değdiği yerde başla.

Ve şimdi bu balıkta tekniğin önüne geçen kısım: bu, serinin temiz biçimde geri bırakılamayan ilk avcısıdır. Büyük derinlikten avlanan, basınç değişiminin zarar verdiği bir balık çıkarır — geri bırakmak burada çoğu zaman çözüm değil, yalnızca güzel bir jesttir. Sonuç hem rahatsız edici hem basit: kaç tane alacağına daha yola çıkmadan karar verirsin ve oraya varınca durursun, avlanmaya devam edip sonunda ayıklamak yerine. İkinci nokta: küçük ve ince olanlar ayrı bir tür değil, bir sonraki kuşaktır — tam da bu yüzden birçok yerde asgari boy vardır. Üçüncüsü ise neredeyse hiçbir yerde okunmaz: bu balık kendi yavrusunu yer. Büyükler sistemin parçasıdır, üstüne gelen ikramiye değil. Asgari boylar, yasak dönemler, av sınırları ve izinler yerel mevzuatta yazar ve kıyıdan kıyıya değişir — bu, suya çıkmadan önce halledilir, su üstünde değil.

Çekiş değil — iniş

Bu balıkta «hiçbir şey» ile «vuruş» arasında bir atış daha değil, yemin aşağı indiği o birkaç saniyedeki dikkatin durur — ve doğru saatte doğru derinlik. İkisi de ışıkla, akıntıyla, havayla ve mevsimle değişir; haritadaki nokta ise aynı kalır. StrikeAhead uygulaması tam bunun için yapıldı: suyunu vuruş pencereleri, hava ve deniz verileri, harita ve derinlik çizgileriyle okur ve senin avlarından öğrenir; böylece anı tahmin etmek yerine avlarsın. Derinde yaşayan bir balıkta ikinci kısım neredeyse her zaman kısa yoldur: hangi eşik, hangi bant, hangi saat — suyu zaten bilen ve teknesi olan biri. Uygulama sana ne zaman olduğunu söyler. StrikeAhead Pathfinder kiminle olduğunu söyler: balık rehberleri ve kaptanlar için özenle derlenmiş dizinimiz — her uzman bizzat kontrol edilir, listelemeden önce lisans ve sigorta incelenir, profiller reklam fotoğrafları yerine StrikeAhead günlüğündeki gerçek, doğrulanmış avlardan kurulur, ücretli sıralama yoktur ve sen balıkçı olarak aracılık ücreti ödemezsin.

Doğru anı avla →